Robotlar İnsanlar Gibi Kavramaya Mı Başladı? - Moblobi.com



Robotlar İnsanlar Gibi Kavramaya Mı Başladı?

Robotlar İnsanlar Gibi Kavramaya Mı Başladı?

Robotlar ve insan arasındaki ilişki yapay zekanın gelişmesi ve insana çok yakın robotların var olması ile giderek karmaşık ve tahmin edilemez bir yapıya bürünüyor. Bazı görüşler robotların insanlar kadar kavrama yeteneğine sahip olabileceğini düşünürken bazı görüşler ise bunun tam tersini söylüyor. Peki yapılan testler ne gösteriyor? İşte detaylar…

Turing Testi: Robotlar insanlar gibi kavrama yeteneğine sahip mi?

Robot biliminde kendini geliştiren Alan TuringTuring adında bir test yapmış. Bu testlerde bilgisayarın insanlarla aynı zihinsel yetiye sahip olup olmadığını ölçmüş. Amaç testte yer alan uzmanların, makinenin performansı ile insanın performansını ayırt edip edemeyeceğini ölçebilmek. Eğer uzman olan kişi bunu ayırt edemezse o zaman makinenin insan kadar zihinsel yetiye sahip olduğu kabul edilecekti.

Buna göre deney şöyle gerçekleşiyor: Teste tabi tutulacak kişiden bilgisayar ve insan gizleniyor. Deneyi yapan kişi, kiminle iletişim kurduğunu bilmeden ikisiyle de haberleşiyor. Deneye tabi tutulan kişinin sorduğu sorular ve deneklerin verdiği cevaplar ise yazılı bir ekranda gösteriliyor. Amaç uzman kişinin hangisinin bilgisayar hangisinin insan olduğunu bulabilmesi… Eğer deneye tabi tutulan kişi ayırt edemezse o zaman bilgisayar Turing testini geçiyor. Dolayısıyla da test sonucunda da robotların insanlar kadar kavrama yeteneğinin olduğu kabullenilmiş oluyor.

Bir makinenin Turing testini geçmesinin “düşünen makine” olması için yeterli olduğu görüşlerine karşıt olarak, Felsefeci John Searle tarafından Çin odası testi ortaya atılmış.

Çin Odası Testi: Bilgisayarın ikna ediciliği yoksa bir yanılsama mı?

Çin odası testinde akış şöyle gerçekleşiyor: Mesela bir odada kilitlisiniz. Ve elinizde Çince yazılan fişler var. Fakat hiçbir şekilde Çince dilini bilmiyorsunuz. Daha sonra size tekrar fiş yığını veriliyor, yanında da bu afişler arasındaki ilişkiyi gösteren kural kitabı var. Kitap ise kendi dilinize ait ve gayet anlaşılır. Kitap fişlerdeki sembollerin birbirleriyle nasıl eşleştiğini anlatıyor. Odanın küçük penceresi de var ve bu pencereden size soru atılıyor; fakat soru olduğundan bile haberiniz yok. Soru fişiyle eşleşen cevabı bulup atıyorsunuz. Denek için oldukça zor bir görev.  Bu konuda atılan soruların cevaplarını bularak ustalaşıyorsunuz.

Searle işte bu Çin odası testini yani bu kural kitabını bir bilgisayar programı olarak tanımlamış.  Bu deneyin anlatmak istediği ise az önce bahsettiğimiz Turing testinde olduğu gibi bilgisayarın ikna ediciliğine kanmamak gerektiği. Test aslında, bilgisayarın sadece çok iyi bir program yazılımının eseri olduğunu; bilgisayarın aslında dediklerimizden hiçbir şey anlamadığını kanıtlamak üzerinde duruyor.

Lady Lovelace insan eseri olan makinenin herhangi bir şeyi kendiliğinden yapamadığını verdiğimiz talimatta bunun karşılığı bulunan talimatları algılayabildiği fikrini öne sürüyor.

Peki yapay zeka çalışmaları ne diyor? 2021 yılında biz insanları ne bekliyor? Yakın gelecekte neler olacak? Haberin devamında…

DEVAMI İÇİN 2’YE TIKLAYIN

Zeynep Okumuş

İstanbul Gelişim Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım 3. Sınıf öğrencisiyim. Hızla ilerleyen teknolojiyi yakından takip etmek için Moblobi.com da “Zeynep Okumuş’un Dijital Dünyası” köşemİ takip edebilirsiniz. Instagram: @zynpokumus21 Moblobi: https://moblobi.com/author/zeynep-okumus/ E-posta: zeynepokumus3421@gmail.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir