Türkiye'de Yapay Zeka Alanında Neler Oluyor? - Moblobi.com


Türkiye’de Yapay Zeka Alanında Neler Oluyor?

Türkiye'de Yapay Zeka Alanında Neler Oluyor?

Yapay zekaya tüm dünyanın en fazlasını ilgisini çeken ve şüphe yok ki geleceği en fazla yön verecek olan teknolojilerin başında geliyor. ülkeler bu alanda çalışmalarını hızla sürdürüyor. Gelecek de bu teknolojide üstün olan ülkelerin dünyada söz sahibi olacağı açık bir şekilde ortada. Hatta dünya devleri; özellikle de Amerika ve Çin bu konuda lider kim olacak bunu tartışıyorlar. Peki yapay zeka konusunda dünyada bu kadar çalışma ve tartışmalar olurken ve bir yapay zeka devrimi yaşanırken; biz Türkiye olarak neler yapıyoruz, neler yaptık ve neler yapmayı düşünüyoruz? Şu an yapay zeka konusunda dünyada ne durumdayız? İşte detaylar…

Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi yani TRAI; yıllık olağan çalıştaylarından birini gerçekleştirdi ve bu çalıştay sonucunda Türkiye’nin yapay zeka konusunda ne durumda olduğuna dair önemli veriler ortaya çıktı. Çalıştay’da öne çıkan noktaların başında ise Türkiye’deki özel sektörün gerçekleşen bu yapay zeka devriminin tam da ortasında olduğu gerçeği oldu.

Türkiye’de yapay zeka alanında önemli çalışmalar yürütülüyor!

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yapay zeka alanında ciddi çalışmalar yapılıyor. Özellikle de son 2-3 yılda önemli derecede bir mesafe kat edildiği söylenebilir. Bu gelişmeler ile birlikte hem şirketleri hem de sektörleri dönüştüren bir yapay zeka devriminin içerisinde olduğumuz da bir gerçek. Elbette bu devrim sürecinde ilerde ve geri olanlar olduğu gibi; sözkonusu devrime şekil verenler ve yolda kalanlar da var. Tüm bunlar olup biterken tek bir gerçek var ki o da yapay zeka devriminin tüm dünyayı ve elbette ülkemizi ilerleyen yıllarda çok daha fazla meşgul edeceği…

Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi kurucusu Halil Aksu yapay zeka konusunda dünyayı ilgilendiren 5 önemli sonucu açıkladı. Buna göre Türkiye‘de yapılan çalışmalar ve dünyada olup bitenler bize gelecekte de karşılaşabilecekler konusunda fikir veriyor. 

Büyük kurumlar kendisini geliştirirken; küçükler ise hizmet alıyor.

Telekom operatörleri, bankalar, perakende firmaları gibi yetenek bakımından oldukça zengin olan kurumlar, yapay zeka projeleri için kendi bünyelerinde ekipler oluşturarak aynı anda birçok yapay zeka projesi için çalışma yapabiliyorlar. Ama bu durum küçük olan ya da imkanı bu büyük firmalar kadar gelişmiş olmayan diğer kurumlar için aynı değil. Bu kurumlar ise girişimlerde ya da teknoloji şirketlerinden bu konuda hizmet almayı seçiyorlar. Bu durumda ise akıllara bu şirketlerin büyüklerle rekabet edip edemeyecekleri takılıyor. Sonuçta ise büyüklerin galibiyeri ile küçüklerin hüsranının durumunun ortaya çıkma endişesi oluşuyor.

Yapay zeka projelerinin başarısı için: Veri, bilişim ve cesaret önemli

Yapay zeka konusunda proje yapabilmek elbette düşünüldüğü kadar kolay değil. Bu konuda proje yapabilmek için ilk yapılması gereken problemi tespit etmek ve ardından da probleme ait verileri derlemek. Aslında bunu bir çocuğun öğrenmesine benzetebiliriz. Yapay zeka sistemleri tıpkı çocuklar gibi öğrenerek gelişiyorlar. Bu gelişen yapay zekalar sayesinde de şirketler ellerindeki rutin işlerden ve angaryalardan kurtulmak için çözümlere kavuşmuş oluyorlar. Rutinler ve angaryalar yapay zekaya emanet edilince de böylece şirket çalışanları daha verimli konuslara odaklanabiliyorlar.

İşsiz kalan beyaz yakalı çalışanlar, robot tasarımcısı oluyorlar

Gelişen yapay zeka teknolojisi ile birlikte halihazırda telekom operatörleri, bankalar, sigorta şirketleri gibi pek çok büyük şirkette; angarya ve rutin sayılabilecek evrak işleri yapay zeka içeren robotlara emanet edildi bile. Bu robotlar kimi zaman insandan daha güvenilir hareket edebiliyor; hatta çok daha hızlı ve çok daha hatasız olarak çalışabiliyorlar. Bu robotlar, aynı zamanda şirketler için çok daha ekonomik olabiliyor. Bu gibi sebeplerle de şimdi ve gelecekte birçok beyaz yakalı çalışanın işsiz kalma riski elbette bulunuyor. Bu beyaz yakalı çalışanlar arasında bu durumun erken farkına varıp ; kendini geliştirebilen bireyler ise genellikle robot tasarımına yöneliyorlar. Hatta mevcutta bir banka bu tip bir yapılanmaya dahi gittiğini açıklamış durumda.

Verilerini açan şirketler, yepyeni çözümlere kavuşabiliyor

Datathon gibi etkinlikler sayesinde şirketler önemli problemlerine çözümler üretebiliyorlar. Bu gibi etkinliklerle elde edilen kazanımlar ile şirketler aslında verilerini açmanın faydasını görüyorlar. Şirketler eğer buna benzer yaklaşımlar geliştirirlerse telekom operatörleri, bankalar, sigorta şirketleri, enerji sağlayıcılar, üretim şirketleri, kamu kurumları, belediyeler de bu trendden yararlanabiliyor olacaklar. Bu aynı zamanda yeni yetenekler için de önemli bir fırsat doğurmuş olacak. Böylece çok ciddi bir ekonomik katma değer oluşturularak, yeni çözümler üretebilecek.

Peki ülkemize yapay zeka çalışmaları konusunda endişelendiren ne? Neden Türkiye’den beyin göçü yaşanıyor? Haberin devamında…

DEVAMI İÇİN 2’YE TIKLAYIN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir