Bilim, Aşk, Yapay Zeka Birleşirse Neler Olabilir?

İnsan olup olmadığı anlaşılmayan yapay zekalı robotlar, duyguları anlayabilen akıllı cihazlar...

Paylaş

Bilim önceden aşık olacağınız insanı tespit edebilir mi? Bu soru, uzun süredir nöropsikoloji inceleyen bilim adamları arasında tartışma konusu. Her geçen gün “dating” yani arkadaş bulma, bir diğer deyişle de sevgili bulma platformları hızla artıyor. Bu sitelerde algoritmalar vasıtasıyla sizin için en doğru eş alternatifleri değerlendiriliyor ve eşleştiriliyor. Peki acaba gerçekten de algoritmaların eşleştirdiği bu sevgili adayı sizin için en doğru aday mı?

Utah Üniversitesi‘nden Samantha Joel ve ekibi bu platformdaki eşleşmelerin gerçek hayatta çoğunlukla hüsranla bittiğini belirtiyor. Psychological Science dergisinde de bulunabilecek çalışma 350 üniversite öğrencisi üzerinde 100’lerce soru sorularak yapılmış. Uzun anket soruları  sonrası kişiler birbirleriyle buluşturulmuş ve karşı cinsten bekledikleri etkilenmeyi yakalayıp yakalamadıkları araştırılmış. Sonuç beklenenin çok altında kalmış. Her ne kadar bu durum anket sırasında katılımcıların iç seslerindeki dürüst cevapları vermedikleri gibi bir eleştiriye maruz kalsa da aslında dört dörtlük bir eşleşmeyi algoritmaların yapamayacağını da bizlere net şekilde kanıtlıyor.

Peki diğer taraftan günümüz yazılım dünyasının hızla gelişmesi ile robotlar duyguları öğrenebilir hale gelse ne olurdu? Örneğin sizin zor zamanlarınızı daha önceki deneyimlerinizden algılayan, size daha anlayışlı davranan, hatta zor zamanlarınızda sizi teselli eden bir robot olsaydı ona aşık olur muydunuz? Özellikle kadınların eş seçimlerinde erkeklere göre görsellikten ziyade duygulara daha fazla önem verdiği bilimsel olarak da kanıtlanmış bir durum.

Pekala beyin jimnastiği yapmaya ve yapay zekanın yazılım dünyası ile gelişerek bizi nerelere doğru götürebileceğini düşünmeye devam ediyoruz. Mesela bir yapay zeka düşünün ki sizin verdiğiniz cevaplara göre karşı cinsi etkileyip etkilemeyeceğinizi size belli yüzdelerle veriyor. Belki sizi ilk buluşmaya hazırlıyor. Özellikle yazılım dünyasında çalışan kitlenin masa başında çok uzun saatler geçirdiğini hepimiz çok iyi biliyoruz. Peki sosyal tarafta bir sürü sıkıntıya yol açan ve içe dönüklüğe sebep olan bu durumda sosyalleşme sıkıntısı çekenler için böyle bir yapay zeka faydalı olmaz mıydı?

Yoksa düşünebileceklerimizin daha ilerisi de mi var acaba? Şahan Gökbakar‘ın çektiği Osman Pazarlama filmindeki gibi hepimizin beyinlerinin üzerine konulacak bir aparat vasıtasıyla karşımızdakinin bizim hakkımızda ne düşündüğünü başlangıçta renklerle, daha ileriki seviyelerde tamamen metinsel olarak görsek acaba ilişkilerimiz daha kolaylaşır mıydı? Şu bir gerçek ki şu an bilim  ısı artışlarındaki farklılıklarımızı analiz ederek belli bir mekanda yanına oturduğumuz kişiden etkilenip etkilenmediğimizi size söyleyebiliyor.

Hayallerimizi çoğaltmanın galiba bir sınırı yok. Hadi şimdi de yeni bir şey düşünelim. Westworld’ün bir an gerçek olduğunu düşünün. Yapay zekarobotların özellikle plastik makyajlarla ve kullanılan materyallerle gerçek insan vücuduna büründüğünü, bunun içerisine öğrenerek kendisini geliştiren yapay zekanın monte edildiği bir dünya hayal edin. Karşınızdaki kişi dünyanın en yakışıklısı ya da en güzel kadını olabilir. Buna aşık olabilir misiniz?

Bütün bunlardan sonra hala instagram profilinde 10 tane filtre ile Brad Pitt’e ya da Angelina Jolie’ye benzeyen fotoğraflarını basarak, karşındakini etkileyip, ilk buluşmaya gideceksen… Aklıyla güzelleşebilenlerden olmanız dileğimizle…

İnsan olup olmadığı anlaşılmayan yapay zekalı robotlar, duyguları anlayabilen akıllı cihazlar… Peki sizce bilim, yapay zeka ve aşk üçgeninde neler olailbir, yorum kısmından bizimle görüşlerinizi paylaşın.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir