İnovasyon ve Girişimcilik Çabalarınızı Sarsabilecek 36 Bilişsel Önyargınız!

İnovasyon ve girişimci fikirlerinizin ortaya çıkışını etkileyen 36 farklı önyargılarınız olduğunu biliyor musunuz...

Paylaş

İnovasyon  ve yaratıcılığı etkileyen gerek içsel gerekse dışsal pek çok faktör bulunmaktadır. İnsanlar rasyonel varlıklar olduğunu düşünsek de; algılarımızı, inançlarımızı ve kararlarımızı bilinçaltında şekillendirebilecek 100’den fazla bilişsel önyargıya eğilimli olduğumuz bir gerçek. İnovasyon ve girişimcilik de söz konusu önyargılardan etkilenir. Bu önyargıların farkında olmak en azından size, şirketinizin yanlış fikirlere aşırı yatırım yapmamasına veya doğru olana yatırım yapmamasına yönelik ipuçları verebilir. Collective Campus, inovasyon çabalarınızı sarsabilecek 36 bilişsel önyargıyı, sahaya nasıl uygulanabileceğini ve her biri için önerilen çözümleri araştırmış. Biz de bunları sizin için derledik. İşte sizi tanıştıralım, çoğunun farkında olduğunuz ve birçoğunun da farkında olmadığınız; inovasyon ve girişimci fikirlerinizin ortaya çıkışını etkileyen önyargılarınız:

Belirsizlik Etkisi: Günümüzün iş dünyası, her zamankinden daha değişken, karmaşık ve belirsizdir. “başarısızlığı planlamayı başaramazsanız” eski bir atasözüdür ve herhangi bir girişim için belli bir planlama derecesi gerekli olsa da, belirsizlikler yapılan bu planların işleyişini ve inovatif fikirlerin hayata geçmesini etkileyebilir. Bunun için ise belirsiz varsayımları test etmek adına küçük testler yaparak öngörüler oluşturabilirsiniz hatta yalın girişimcilik de bu önyargı için iyi bir çözüm olabilir.

Bağlanma Önyargısı: Kararlar verirken bir özellik ya da bilgi üzerine aşırı derecede ya da “demirleme” eğilimine girebiliriz; ki bu genellikle o konuyla ilgili edinilen ilk bilgi parçası olabilir. Bu, özellikle baskın kişiliklerin yer aldığı, tipik kurumsal beyin fırtınası oturumları sırasında çok yaygındır. Genellikle herkes, fikirlerini tamamen yeni bir şey bulmaktan ziyade bu ilk ‘büyük fikir’ etrafında toplamaya meyil ederler. Bunu önlemek için ise ilk önce insanların fikirlerini tek tek yazarak alabilirsiniz; ardından benzer fikirleri gruplayarak ve daha geniş bir grup tartışmasına girmeden önce sessizce oylatarak, bu baskın fikir ve kişilere “bağlanma” etkisinden uzaklaşabilirsiniz.

Yetkili Önyargısı: İnovasyonu etkileyen bir diğer önyargı da bir otorite figürüne, fikrinin içeriği ne olursa olsun, daha fazla doğruluk atfetme eğilimi ve bu kişinin görüşünden daha fazla etkilenme eğilimidir.

Toplumsal İnandırıcılık: Kolektif bir inanç ya da düşünce kamusal söylemde artan tekrarları ile daha fazla inandırıcılık kazanabilir ve bir önyargı oluşturabilir.

Geri Tepme (Backfire) Etkisi: Bu etki, inançlarınızı güçlendirdiğiniz konu ile ilgili kanıtların bunu onaylamadığı durumda ortaya çıkan tepkidir. Siz ne yaparsanız yapın, ne sunarsanız sunun bir dusunceyi savunan insanları o düşünceden vazgeçiremezsiniz. Ancak gerçek hayatta  insanlar, yeni bir kanıt ile karşılaştıklarında, inançlarından şüphe etmek yerine, kanıtı reddetme eğilimi gösterirler. Maalesef ki bu durum pazarda şansı apaçık olmadığı anlaşılan bu fikir ve inançların daha da derinleşmesine yol açar. Örneğin; X Şirketi, X Ürünü ile ilgili çabalarını hızlandırmaya karar verdi ve X ürününün üzerinde ve ötesinde işinin her yönüne dokunacak kurumsal bir program oluşturdu; Ürün ve fiyatlandırma tasarımı, operasyonları, kurumsal sosyal sorumluluk, marka ve itibar, çalışan bağlılığı ve yasal ve düzenleyici lobi faaliyetleri gibi pek çok şey düşündü. Ancak daha sonra pazarın fikri için iştahı olmadığını öğrendi. Bu durumda bu gerçeği görmeme eğilimi göstermesi bu etkiye örnektir. Çözüm olarak ise yine yakın girişimcilikten yararlanrak fikir veya protatip aşamasında testler yapılabilir. Zarar ve psikolojik etki buradan çıkan sonuçlarla minimize edilebilir.

Sürü Psikolojisi (Bandwagon) Etkisi: Bu etki,kişilerin daha çok insanın kabullendiği inanışlara ve seçimlere yönelmesi etkisidir. Bireylerin bir mala olan talebi ya da bir fikra olan inancı diğer kişiler satın alıyor veya diğer kişiler inanıyor diye artabilri ya da azalabilir. Şirketlerin yenilikçilik alanında diğer şirketlerin ne yaptığına aşırı önem vermesi ya da girşimcilerin yaptıkları girişimlerde tutan diğer fikirleri taklit etmesi buna örnek olabilir. Bu durum yeni ürün, hizmet ve fikirlerin ortaya çıkmasını etkileyebilir.

Amigo Etkisi: Bir tür akıl oyunu olarak düşünülebilir.  isminin Amigo olması sebebi ise etkiyi açıklayan şu sorudan ileri gelir: “Amigoların hepsi çekici mi yoksa bu aklımızın bir oyunu mu?” Toplu halde bulunan kızların uzaktan güzel görünmesi, fakat tek tek incelendiğinde çirkin veya vasat olduklarının fark edilmesi durumu ile açıklanan etkidir. Özellikle startup ekosistemi içerisindeki bireyler çok sayıda konferansa, etkinliği ve networking imkanı sağlayan organizasyonlara katılır. burada pek çok insan ve bu insanların yaptıkları işler onlara çekici gelir; hayranlık oluşturur. Bu tür etkinliklerde insanlarla bireysel olarak tanışmak için zaman ayırın; çoğu zaman Bu bireylerin fikirlerini veya ürünlerini satmak için orada olduklarını unutmayı, hayranlık oluşturan fikir ve kişileri  parçalı olarak, tek tek ve Farklı koşullarda inceleyin.

Doğrulama, Onaylanma Önyargısı: Kişinin onceden sahip oldugu görüş,,inanç ve fikirleri doğrulayabilmek için, karşılaştiği olay ve durumları seçerek dikkate alması ve yorumlaması. Yani bilgiyi, kişinin önyargılarını doğrulayacak şekilde arama, yorumlama, odaklanma ve hatırlama eğilimi. Konu ne olursa olsun fikriniz ne olursa olsun, onu destekleyen verileri elbet bulabilirsiniz. Ancak doğru ve tarafsız sonuca ulaşabilmek için varsayımlarınızı X ve Y alternatfileri ile test edin.

Uygunluk Önyargısı: Olası alternatif hipotezleri test etmek yerine hipotezleri münhasıran doğrudan test yoluyla test etme eğilimidir. Örneğin; bir aylık abonelik hizmetinin 10 $ ‘lık bir fiyatlandırma modelini test ediyorsunuz. Ancak diğer fiyat aboneliklerini test ettiniz mi? Belki ürününüzün ürettiği değer için insanlar ayda 20 dolar vermeye razılar… Bu durumu engellemek için ikrinizi veya iş modelinizi destekleyen tüm önemli ve yüksek riskli varsayımları tanımlayın; en iyisi hakkında herhangi bir sonuç çıkarmadan önce tüm bu varsayımları test edin.

Muhafazakârlık: Backfire Etkisi ile hemen hemen aynıdır. Yeni kanıtlarla sunulduğunda birinin inancını yeterince gözden geçirmeme ve önceden oluşturulmuş kurallara sıkı sıkıya bağlanma eğilimidir.

Nezaket Önyargısı: Bir kimseyi suçlamaktan kaçınmak için kişinin gerçek fikrinden daha doğru bir fikir verme eğilimidir. Karşı tarafta hayal kırıklığı yaratmak için doğru fikirlerin ve geri bildirimlerin söylenmemesi  durumudur. Bunun için yaratıcı süreci destekleyen dürüst, filtresiz geri bildirim almaya çalışın,bunun için güvenli ve açık bir ortam veya süreç oluşturun.

Empati Boşluğu: Kendinde veya başkalarında, duyguların etkisini veya gücünü hafife alma eğilimidir. Girişimciler ve yenilikçiler, çözümlerine aşık olma eğilimindedirler. Bu önyargıyı engellemek için röportaj gibi araçlar kullanarak fikirler alabilirsiniz.

Odaklanma Etkisi: Bir olayın bir yönüne çok fazla vurgu yapmak, önemli olan tek bir metriğe odaklanmak eğilimidir. Engellemek için tüm sürece odaklanın ve tüm dönüşüm huninizi oluşturun; Bu süreçler içerisindeki her bir adımla ilgili farklı görüş ve yorumlar alın; odaklanmanız gereken birkaç kritik nokta belirleyin ancak tüm süreci göz önünüzden de ayırmayın.

Fonksiyonel Sabitlik: Bu önyargı bir kişiyi, sadece geleneksel olarak kullanılan şekilde bir nesneyi kullanmaya sınırlar. Bunun için insanları kalıplardan ayırmaya çalışın. İnsanları kalıptan ayırmak, sadece mevcut ürünler için yeni kullanımlar sağlamaya değil, aynı zamanda iş modelinde de inovasyona da yardımcı olur.

Temel İlişkilendirme Hatası: Örneğin ekibinizin bir Elon Musk gibi davranmasını bekliyorsunuz; ancak süreçleriniz buna uygun değil. Bu sebeple bir sonraki devrim niteliğindeki iş modelini veya fikrini geliştiremedikleri için onları suçlayamazsınız. İnovasyonu destekleyen bir kültür yaratmak için ‘X’ davranışını insanlardan almak istiyorsanız destekleyici ‘Y’ ortamını yaratmanız gerekir.

Grup İlişkilendirme Hatası: Yenilik söz konusu olduğunda, belirli bir müşteri segmentini hedefliyorsanız ve veriler bu segmentle ilgili varsayımlarınızı onayladıysa veya geçersiz kılarsa, güvenilir bir şekilde sonuçlandırmak için yeterli verilere sahip olduğunuzdan emin olun.Tek bir mecra veya tek bir alan belirlemeyin. Mesela bir ürünü sonlandıracaksınız ve Twitter’dan bir araştırma yaptınız. Sonuçta da ürünü kaldırdınız. Ancak sizin potansiyel kitleniz belki de buradaki kitle değil Facebook veya Instagramdaydı. Bu sebeple yeterli verilere sahip olarak karar almak önemlidir.

Halo Etkisi: Bir kişiyi ilk gördüğünüzde edindiğiniz anlık izlenimin, o kişiyi değerlendirmemizde ve daha sonraki yargılarınızda temel oluşturuyor. Aynı durum marka ve ürünler için de geçerlidir. Bir markadan edindiğiniz olumlu bir deneyim diğer tüm ürünlerini aldığınızda da size aynı hissi yaratabilir veya tam tersi sözkonusu olabilir. Bu da sizin inovatif düşünmenizi ve doğru kararlar almanızı engelleyebilir. Bunun için; fırsatlar değerlendirilirken, işletmeler, insanlar ya da ürünler olsun; kalite veya eksikliği ile ilgili önyargılı fikirlere izin vermemeye çalışın. Eldeki verilere dayanarak tarafsız ve objektif kararlar vermeye çalışın. Sizin için önemli olan başarı veya performansın temel ölçütlerini tanımlayın ve bu temel değerlerine göre değerlendirin.

IKEA Etkisi: Müşterileriniz ürün veya platformunuzu kullanarak oluşturdukları “şeyler” için bir sahiplik duygusu geliştirirler. Tıpkı IKEA’dan satın alıp, evde hepbirlikte yaptığımız ve üzerlerine anılar ve hatıralar yüklediğimiz, verdiğimiz emek için sahiplendiğimiz eşyalarımız gibi… Bu durum sonucun kalitesinden bağımsız olarak gerçekleşir. Sonuç iyi de olsa kötü de olsa yüksek bir değer taşır. Örneğin bir startup bu etkiye adım adım kendi oluşturduğu işi için çok kolay kapılabilir. Ortaya çıkan ürün bozuk veya kötü de olsa ona adım adım emek verdiği ve sahiplik duygusu yarattığı için kusursuz gelebilir.

Hayali Korelasyon: İki ilgisiz olay arasındaki bir ilişkiyi yanlış algılamaktır. Bu durum kaynakların buna göre tahsis edilmesine ve kayıplara yol açabilir. Bunu  engellemek için potansiyel olarak zararlı sonuçlara varmadan önce A / B veya çok değişkenli test varsayımlarını deneyebilirsiniz.

Batık Maliyeti: İnsanların, kararın büyük olasılıkla yanlış olduğuna işaret eden yeni kanıtlara rağmen, kümülatif önceki yatırıma dayanan bir kararda artan yatırımı haklı çıkardığı olgusudur. Girişimciler çoğu zaman, hem finansal hem de duygusal türden devam eden yatırımlar sayesinde fikirlerine duygusal olarak bağlı olduklarından; tüm işaretler “bu işe yaramıyor” anlamına gelirken dahi, devam ederler. Hatta “İkna edici bir dış olay oluşturabilirlerse iyi olacağız” diye kendilerini inandırırlar. Steve Jobs sıklıkla ‘gerçeklik çarpıtma alanı’ndan’ bahsetmişti. Eğer gerçekten yeni ve yıkıcı bir şey yapıyorsanız, o zaman şansınız başlangıçta küçüktür; başarılı hale gelmeniz yıllar alabilir. Günden güne ilerlemeyi gözlemlemeniz gerekir. Albert Einstein’ın deliliği tam olarak tanımlandığı gibi, yıllar boyunca aynı lanet şeyi yapmaktan ziyade, rehberlik etmesi için açık hipotezler ve metrikler oluşturmalısınız. Bunun için kilometre taşlarını tanımlayın; ileri / geri gitme noktalarını öne alın. Kabul etmek istediğimiz en kötü sonuç nedir? gibi sorular sorun ve bu dönüm noktalarında bir ekibe ya da bir başka kişiye, belki de bir mentöre hesap vermenizi sağlayın.

Enstrüman Yasaları: Alternatif yaklaşımları görmezden gelerek ya da göz ardı ederek, tanıdık bir araç ya da yöntem üzerinde aşırı güven durumudur. Şu söz ile tanımlanabilir: “Sahip olduğun her şey bir çekiç ise, her şey bir çiviye benzeyebilir.” Bunu engellemek için; röportajlar, sosyal medyada tekliflerinizi test etme veya ilgili kullanıcıları, ürün yayına girdikten sonra erken erişime kaydolabilecekleri bir açılış sayfasına yönlendirme gibi çözümler üretilebilir.

Pozlama Etkisi: Yeni bir şeyin (örneğin, bir ICO ya da ilk para teklifi) çalışmalarına aşina olmamanız, bunları, geleneksel girişim sermayesi olarak görmezden gelmeniz gerektiği anlamına gelmez. Katma değeri ikiye katlamak için farklı seçeneklerin artılarını ve eksilerini keşfedin.

Normallik Önyargısı: Daha önce hiç yaşanmamış bir felaketi planlamayı reddetme ya da tepki verme durumudur. Bu durumu yaşamak adına son 100 yılda gerçekleşen ve bu yıllara yön veren internet, otomobil vs. gibi önemli olayların tüm bu dönemin % 0,03’ünde olduğunu unutmayın. Hayat her zaman ve daha önce olduğu gibi değildi, bugün olduğu gibi olmayacak. Bozulma söz konusu olduğunda, şirketlerin ne olacağı  için hazırlanmaları gerekir. Tehditleri tanımlamak için söz konusu eğilimleri iş modelinize göre eşleştirerek dürüst ve objektif bir değerlendirme gerçekleştirdiğinizden emin olun.Ve, tehditlerin sadece zamanında yanıtlanmamış fırsatlar olduğunu unutmayın.

Burada icat edilmedi” Önyargısı: Bir grup ve ya kitlenin geliştirdiği ya da sunduğu; ürünler, araştırmalar, standartlar ve bilgi dışında diğerleri ile temas kurmaktan ve bunları kullanmaktan kaçınma durumudur. Satın almanın maliyet fayda analizini yapın ve maliyet ve zamanlama planları için insanları sorumlu tutun.

İyimserlik: Aşırı iyimser olma eğilimi, olumlu ve tatmin edici sonuçların abartılması durumudur. Özellikle girişimcilerin sıklıkla karşılaştıkları bir önyargıdır. Çoğumuz geleceğe pembe renkli, iyimser gözlüklerle bakmaya eğilimliyiz. Bu iyimser yanılsama olarak da adlandırılır. Gerçekleşmeyecek veya gerçekleşme ihtimali düşük olduğunu bildiğiniz veya bilmediğimiz pek çok başlangıç yaparız. hMesela er Salı bırakacağımızı bilerek Pazartesileri diyete başlarız. Bu önyargının önlenmesi için de sık aralıklarla yapılan testler önemlidir. Böylece aşırı güven ya da iyimserlik konusuna kapılacağımız önyargılar azalabilir.

Aşırı Duyarlılık: Sorulara kendi cevaplarında aşırı güven duyma durumudur. Bu, büyük kuruluşlarda en yüksek ücret ödenen kişinin görüşü ile kendini gösterebilir. Unutulmaması gerekenlerden biri de çığır açan fikirlerin çoğunlukla sayısız iterasyon ve evrimleşmenin sonucunda ortaya çıktığıdır. Bunu çözmek için vizyonda inatçı ama detaylarda esnek olun ve sonuç odaklı olun.

Yenilikçilik Önyargıları: Bir icada karşı aşırı bir iyimserlik ya da yeniliklerin toplum genelinde yararlılığı düşüncesine sahip olma eğilimidir. enstrüman yasası önyargısı ile benzerlik gösterir. Örneğin mevcuttaki chatbot geliştiricilerinin miktarı, blok zincir geliştiricilerinin miktarı veya mobil uygulama miktarı size bunun için bir gözlem olabilir. Aynı görüş ile aynı tür yenilikler yapılmaya başlanır ancak herbiri sırf yeni olduğu için yararlı değildir. Hangi çözümlerin kullanıcılarla gerçekte yankılandığını belirlemek için çözüm görüşmeleri ve çevrimiçi testler yapın.

Risk / Tazminat Önyargısı: Algılanan güvenlik arttıkça daha fazla risk alma eğilimi artmaktadır.Bir kişinin ayakları üzerinde birinci kattan atlayıp başarılı bir şekilde iniş yapması halinde, ikinci katından atlama ihtimali de yükselir. Çeşitli deneyimler ve koşullar bizi, söz konusu riski göz ardı etmemize yol açabilir. Bir ürünü veya hizmeti sadece bir piyasaya sunmak yerine kültürel, ekonomik, politik, teknolojik ve sosyal faktörleri gözeten yeni bir piyasaya sunarak farklı risk ortamlarında da gözlemleyebilirsiniz.

Self-Servis Önyargı:Başarısızlıktan ziyade başarılar için daha fazla sorumluluk talep etme eğilimi. Aynı zamanda, insanların belirsiz bilgileri kendi çıkarları için faydalı olacak şekilde değerlendirme eğilimi olarak da kendini gösterebilir. Bunun için hem başarıları hem de başarısızlıkları kutlayan kamu doğrulama ve öğrenme kurullarına sahip olun. Bu, herhangi bir fikrin kuluçkalandırılmasının önemli bir  parçası ve dünyaya önemli ölçüde değer katan yeni bir şeyle başarılı bir şekilde ortaya çıkmanın anahtarı olabilir.

Paylaşılan Bilgi Önyargısı: Grup üyelerinin daha fazla zaman harcadıkları ve tüm üyelerin zaten bildikleri bilgileri paylaştığı; yalnızca bazı üyelerin farkında olduğu bilgileri tartışmaya daha az zaman ve enerji harcaması eğilimi olarak bilinir. İnsanoğlu daha kolay olanı yapmaya yatkındır; insanları zor şeyi yapmamaya yönlendiren bir eğitimleri vardır.  bu önyargıyı engellemek için yeni bilgilere odaklanın ve farklı bilgileri aktarın.

Sosyal Karşılaştırma Önyargıları: Karar verirken, kişinin kendi güçlü yanlarıyla rekabet etmeyen potansiyel adayları tercih etme eğilimidir. Kısa arkadaşını onunla birlikte bir bara götüren uzun adam gibi… Örneğin daha fazla dikkat çekmek ve takdir toplamka için; sizin kadar akıllı olmayan insanlarla kendinizi çevrelemek, aslında inovasyonunuza da zarar verebilir. Bunu engellemek için birlikte çalıştığınız kişilere de değerli bir misyon ile ilham verin, onlara başarılı olmak için ihtiyaç duydukları ortamı ve araçları verin.

Statükoyu Koruma Önyargısı: Her zaman olduğu gibi kalmaya devam etme eğilimidir; mevcut durumdan kötüye gitmemek için ileriye de gidemezler, yerlerinde durup kalırlar. Alternatifleri görmezden gelirler hatta alternatifleri yok ederler. Bu durum gelişmeyi etkiler, yaratıcılığı ortadan kaldırır.

Anlaşma Önyargısı: Bir fikrin yere ürünün inşasında zorlanmak; yaratacağı yarar ya da sonucun gözden kaçırılmasına sebep olur. Bir ürünün temsil etmesi amaçlanan stratejik yapının görüşünü kaybetmeyin, yaşam döngüsü boyunca müşteri geri bildirimi alın.

Kurtuluş Önyargısı: Birtakım süreçlerden “kurtulan” ya da görünmezliklerinden dolayı olmayanlara yanlışlıkla bakan insanlara veya şeylere odaklanmaktır. İnsanlar başarılı girişimciler hakkında konuştuklarında, kazanımlarına odaklanırlar ve çoğu kez kayıplarını görmezden gelirler. Bundan kurtulmak ve tarafsız olarak gerçekleri görebilmek için Self Servis Önyargıda da belirttiğimzi gibi başarısızlıkları da kurtulayın.

Üçlü Önyargı: Orantısız ağırlıkları önemsiz konulara verme eğilimidir. Bikeshedding olarak da bilinir. Önemsiz teknik tartışmalara harcanan aşırı vakit ve enerjidir.

Birim Önyargı: Bir görevin veya bir öğenin belirli bir birimini bitirme eğilimidir. Bu sebeple projelerinizi küçük dönemler halinde hazırlayıp; 6 aylık bir periyot  yerine haftalık periyotlar belirleyin.

Bahsettiğimiz önyargıları bilmek ve farkında olmak bir şeyler yapmak için en önemli adımdır. bu yazıyı okuduktan sonra Eminim siz de herkes gibi birçoğunun kendinizde olduğunu farkedeceksiniz bu önyargılardan kurtularak ya da en azından kurtulmaya çalışarak daha başarılı sonuçlar elde edebilir; daha inovatif, daha gerçekçi, daha başarılı girişimciler olmak için adım atabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir